Sunday, September 27, 2009

“Ölüm”üne Hayranıyız

Bundan yıllar önce uzun saçlı, salaş görünümlü, gitar çalıp şarkı söyleyen bir çocukla tanışmıştım. Bana 27 yaşına gelince intihar edeceğini söylemişti. Bu cümle bile yeterince şok edici iken “27 yaş” sınırının nedeni daha da afallatıcıydı. Çünkü Kurt Cobain de 27 yaşında intihar etmişti!

Size böyle laflarla gelen birisine ne yazık ki akıl vermeye, düşüncesini değiştirmeye çalış(a)mıyorsunuz. Ayrıca bir insan 27 yaşında ölünce Kurt Cobain olacağına ya da onun mertebesine ulaşacağını düşünüyorsa ona ne diyebilirsiniz ki? “Bak kardeşim, hayat güzel, ölmeye değmez. Görmeyi bilene hayat güzelliklerle dolu.” gibi klişe laflar muhtemelen karşıdaki insana Latince gibi geleceğinden şöyle bir şey patlatıveriyorsunuz: “Ben olsam 27’ime gelince Jim Morrison gibi ölürdüm, daha havalı! Üzerinde bir düşün istersen.”

Bu bizzat yaşadığım olaydandır belki de Michael Jackson’ın ölümünün ardından intihar eden 12 kişi beni hiç de şaşırtmadı. Hatta o kadar ünlü bir insan için 12 az bile! Ben insanlar toplu intihara  kalkışır, moonwalk yaparak gökdelenlerden atlar, hatta işi daha da ileriye götürüp aya gider ve moonwalk yaparak kendini uzay boşluğuna bırakır diye düşünmüştüm. Kimbilir, belki de bu “kutsal” yolda öldükleri için Thriller’da olduğu gibi dirilir ve zamanında onları anlamadığımız için bize küçümseyen gözlerle bakarlardı!

Ama hayranı (ya da saplantılı)olduğunuz kişi hayatta ise işler daha karmaşık hale geliyor tabi. İntihar kadar masrafsız ve kolay değil. Bu kişiler genellikle ellerinde bir fotoğrafla estetik cerrahilere koşuyor ve “Beni acilen buna benzetin! Tıpkısının aynısı olsun!“diyor. Zamanında MTV’de yayınlanan bir program vardı ve buraya katılan insanları sevdikleri ünlülere benzetiyorlardı. Bir keresinde ikiz kardeşler, Brad Pitt olmak adına tonlarca operasyon geçirmişti. Bir düşünün dünya üzerinde 3 tane Brad Pitt!

Yok, canım tatlı, acıya katlanamam diyorsanız en azından Kate Moss olmak adına tuvaletlere koşup kendinizi kusturabilirsiniz herhalde. Evet, evet bu kadarını yapabilirsiniz!

Şimdi sorarım size, eğer siz de dünya üzerinde sizi bu derece “ölümüne” seven insanların varlığından haberdar olsaydınız Lindsay Lohan gibi davranmaz, Britney Spears gibi saçlarınızı kazımaz, Michael Jackson gibi izole bir yaşam sürmez ya da sonsuza dek yaşamak istemez miydiniz? Çünkü bilirsiniz ölümünüz dünya üzerinde yaptığınız son “show”unuz olacak ve kimbilir belki de yaşarken taktığınız eldivenler, giydiğiniz ayakkabılar gibi bir “akım” haline gelecek, üzerine tonlarca yorum yapılacak…. Ama siz hiçbirine cevap veremeyeceksiniz….

Yazan: Gizem Dalyan

No comments:

Post a Comment